© | All Rights Reserved
Replantasyon; kaza sonucu vücuttan tamamen ayrılan (total amputasyon) veya kopmak üzere olan parmak, el, kol gibi uzuvların, mikrocerrahi yöntemlerle yerine dikilmesidir. Bu işlem sadece kopan parçayı yerine tutturmak için değil; damar, sinir, kas ve kemik yapılarını onararak uzvun tekrar yaşamasını ve hareket etmesini sağlamak için yapılır. Kısaca amacımız sadece yaşayan değil fonksiyonel bir uzuv elde etmektir.
Böyle bir travma anında vücut önce şoka girer. Hasta, kopan uzvun olduğu bölgede yoğun bir ağrı hissedebileceği gibi, şok etkisiyle geçici bir hissizlik de yaşayabilir. Yoğun kanama ve panik hali, hastanın sağlıklı düşünmesini engeller.
Genellikle ev ve iş kazaları başroldedir:
-Sanayi tipi makineler (pres makineleri, testereler)
-Mutfak kazaları (bıçak veya cam kesikleri)
-Trafik kazaları
-Yüzük gibi takıların bir yere takılması sonucu oluşan kopmalar (avülsiyon yaralanmaları)
en sık görülen sebeplerdir.
Hastaneye ulaştığınızda zamanla yarış başlar. Hastaneye gelindiğinde:
Kopan Parçanın İncelenmesi: Kopan uzvun ezilip ezilmediği, damar yapısının uygunluğu mikroskop altında incelenir.
Görüntüleme: Kemik kırıklarının durumunu görmek için röntgen çekilir. Cerrah, bu aşamada "Bu uzuv dikilirse fonksiyon kazanır mı?" sorusuna yanıt arar.
Her kopan uzuv ne yazık ki dikilemez veya dikilmesi hasta için en doğru seçenek olmayabilir.
Güdük Onarımı (Revizyon): Eğer kopan parça çok ezilmişse ve dikildiğinde çalışmayacaksa, yaranın temizlenip kapatılması ve hastanın erkenden hayata döndürülmesi tercih edilir.
Replantasyon Kararı:
1. Yaş: Her yaşta replantasyon yapılabilir fakat yaşlılarda, damar hastalığı olanlarda, şeker hastalarında, sigara içenlerde sonuçlar daha kötü olmaktadır. Ameliyatın süresi uzun olduğundan ileri yaştaki hastaların genel durumları göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklarda tüm ampütasyonlarda replantasyon denenmelidir.
2. Hastanın sistemik durumu: Asıl önemli olan hastanın hayatta kalması olduğuna göre herhangi bir nedenle hasta bu ameliyatı kaldıramayacak ise (ağır travma, kalp hastalığı vb.) replantasyon denenmemelidir.Psikiyatrik hastalığı olanlar replantasyona uygun aday değillerdir. Tüm parmakların korunmasının gerekli olduğu bir mesleği olanlarda replantasyon denenmelidir.
3. Kesi, kopma şekli: Ezilmenin olmadığı giyotin tarzı diye tarif edilen keskin bir cisim ile olan kesilerin sonuçları daha iyidir. Ezilme ve ayrılma tarzı kopmalar, birden fazla seviyede yaralanmanın olduğu kesiler ve kirli yaralarda başarı şansı daha düşüktür. Çok kirli yaralar replantasyona uygun değildir. Enfeksiyon riski bu tür yaralanmalarda çok yüksektir.
4. Seviye: Genellikle omuz civarı olan kopmalarda sonuçlar kötüdür ve replantasyon önerilmez. Özellikle yaşlılarda ve iskemi süresinin uzun olduğu durumlarda yapılmamalıdır. Omuzun aşağısındaki seviyelerde hastanın ve kesinin durumuna göre karar verilmelidir. Başparmak ampütasyonları ve birden fazla parmak amputasyonu olması durumunda replantasyon denenmelidir.
5. Zaman: Sıcak iskemi zamanı (normal ısıda kansız kalma) önemlidir. Kopan parçadaki kas miktarı ne kadar fazla ise o kadar çok önem arz eder. Kaslar normal ısıda yaklaşık altı saat kansız kalırsa ölmeye başlar (nekroz). Uzuv +4 derecede korunabilir ise bu nekroz süresi uzatılabilir. Ama yine de sekiz saatin üstü çok risklidir. Bu saatten sonra yani sekiz saatten daha kısa süre içinde kopan parçaya kan sağlanamayacaksa replantasyon yapılmamalıdır. Sistemik birtakım problemler ile hastanın hayatı riske atılmış olunur. Parmaklar için istisnai durum vardır. Çok az kas kitlesi olduğundan uygun saklama yapılır ise 24 saat sonra dahi replantasyon denenebilir.
Burası işin "sanat" kısmıdır ve işlem mikroskop altında yapılır:
Kemik Tespiti: Önce kopan kemikler tellerle (K-teli) birbirine sabitlenir.
Tendon Onarımı: Hareketi sağlayan kirişler dikilir.
Damar Onarımı: Saç telinden ince iplerle atardamar ve toplardamarlar birbirine bağlanır (anastomoz). Kan akışı sağlandığında uzuv tekrar pembeleşir.
Sinir Onarımı: Son olarak hissetmeyi sağlayan sinirler onarılır.
Bir uzuv koptuğunda en büyük düşmanımız panik, en büyük dostumuz soğuktur. "Kopan parçayı asla direkt suya veya buza atmayın! Temiz bir poşete koyun, o poşeti buzlu su dolu başka bir kaba yerleştirin." Bu basit işlem, cerrahi masada bize o uzvu kurtarmak için saatler kazandırır.
Kopan her uzuv mutlaka dikilmeli midir? Her zaman değil. Özellikle tek parmak kopmalarında (başparmak hariç) veya parmak ucunun çok ezildiği durumlarda, dikilen parmak hareket etmeyip sadece ağrı yapan bir yük haline gelebilir. Cerrahınız, "işe yarayan bir el" için bazen dikmemeyi önerebilir. Bu, hastanın iyiliği için alınan tıbbi bir karardır.
Ayrıca üzerinden çok süre geçmiş ve soğukta bekletilmemiş uzuvların dikilmesi, özellikle kol ve bacak gibi kas dokusu fazla olan büyük parçalarda böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme gidecek durumlara neden olabilir. Burada dikilip dikilmeme kararını doktora bırakmak gerekir.
Unutmayınız, cerrahi sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir!
"Sağlığınız bizim için değerlidir."
© | All Rights Reserved